Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

İSLAM AHLAKI__3/19_إِنَّ الدِّينَ عِندَ اللّهِ الإِسْلاَمُ

TCK'nın 226/3. fıkrası şöyle: "Müstehcen görüntü ürünlerini ülkeye sokan, çoğaltan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, ihraç eden, bulunduran ya da başkalarının kullanımına sunan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır."

Yazılar

Hayal Kurmakta Güzeldir

Hayal Kurmak

YARATILIŞIN GAYESİ

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:"İnsanları ve cinleri yalnız bana ibadet etsinler diye yarattım." (Zariyat: 56)

Bu ayetten anlaşılıyor ki, insanların ve cinlerin yaratılış gayesi, yalnızca Allah'a ibadet etmektir.İbadetin ifade ettiği mana; belirli hareketleri, belirli zamanlarda yapmanın ötesinde, çok daha geniş ve kapsamlıdır. İbadet doğrudan doğruya insanın varoluşunun gayesini ve insan hayatının hedefini teşkil etmektedir.
Bu ayette geçen ibadet "TEVHİD" anlamındadır. Yani, yalnız Allah'a ibadet edip O'na hiçbir şeyi ortak koşmamak...
Tevhidi bu şekilde anlayıp buna göre amel etmeyen kişi ne kadar çok Allah'a ibadet etse de, Allah (c.c) onun ibadetini asla kabul etmez.

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:"Allah'a ibadet edin. O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın." (Nisa: 36)
Allah (c.c) ortak koşulmaksızın yalnızca kendisine ibadet edilmesini emrediyor.Ayeti Kerimede ilk olarak, Allah'a ibadet emri, ikinci olarak da Allah'tan başkasına ibadet yasağı bildiriliyor. İbadetin gerçek anlamını bulabilmesi için bu iki şartın aynı anda olması gerekir.
Nitekim Allah: "...O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın." derken, ister bir meleğe, ister rasule, ister insana, ister hayvana, ister şeytana ve isterse bunlardan daha başka akla gelebilecek neye olursa olsun, kendisinden başkasına ibadet etmeyi yasaklıyor.

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:
"Andolsun ki biz her ümmete yalnız Allah'a ibadet edin ve tağuttan kaçının" demesi için bir resul gönderdik. Böylelikle onlardan kimine Allah hidayet verdi. Onlardan kiminin üzerine de sapıklık hak oldu. Artık yeryüzünde dolaşın da yalanlayanların uğradıkları sonu görün." (Nahl: 36)

AKILLI KIMDIR?

Ashab-i Kirâm’dan Ebû Zer, Peygamber Efendimiz (s.a.v)’e sordu:

— Yâ Resulâllah, Hazret-i Ibrahim’e inen sahifelerde neler vardi?

Efendimiz buyurdular:

— Nasihatlar ve mev’izalar vardi. Bu mev’izalardan bir kismi söyledir:

“Ey benim kulum, ben sana hükümdarlik verdim. Maksadim, halka zulmetmen degildir. Matlubum; halki zâlimlerin elinden halâs etmendir. Mazlumlari bana el açtirma, bedduâ ettirme. Çünkü kâfir dahi olsa mazlumun duâsini ben reddetmem.

Akilli kisi, vaktini dörde taksim etmelidir. Birinde; Allah’a ibâdet etmeli, birinde; Allah’in yarattiklarini ve nîmetlerini tefekkür etmeli, birinde; kendi islediklerinin muhasebesini yapmali, birinde de; helâlinden kazanmali ve yemelidir ki, Allah’a ibâdet için kuvvet bulabilsin.

 
mehmet selim polat (mehmet selim polat) tarafından gönderilen tüm yazılar

Münecaat-Şiir

Şiirler

Vuran İnsan Değil...Şiir

Vurulmuş Asker

İslam Ahlakı

Talha Bin Ubeydullah,Hz.leri fakir bir sahabi.

Aç bir müslümanı evine misafir ediyor,evde fazla yiyecek yok.akşam oluyor,ışık yakmadan sofrayı kuruyor.Misafir yerken.Ev halkı yer gibi yapıyor.Maksatları belli misafir açkalmasın,doysun diye böyle yapıyorlar.Allaha şükrediyorlar.Bunları gören Allah daha dünyadayken,Talha Bin Ubeydullah,cennetle müjdeleniyor.Aşerei Mubeşereden oluyor.Nemutlu onlara.

Peygamberimiz a.s.buyuruyorki:Komşusu Açken,Tok yatan bizden değildir.

Bir kadın seneler boyunca fahişelik yaptıktan sonra susuz kalmış bir kopeğe su verdiğinden Allah onu affetmiştir. Lütfen gücümüzün yettiğince insanlara yardımda bulunalım.

Hıristiyanlar

Hıristiyanlar

Müslüman

Müslüman

Oruç

ORUÇ-Açıklama

Oruç; İslam'ın beş ana temelinden biridir. Ve müslüman, ergin, akıllı ve sağlıklı olan herkese farzdır. Farz olan oruçla, yılda bir kez gelen Ramazan Ayı orucu kastedilir.

Oruç, ibadet kastıyla sahurdan akşama kadar yemeyi, içmeyi, yeme-içme sayılan şeyleri ve cinsel ilişkiyi terketmekle tutulmuş olur.

"Orucun sevabı Allah'tan başka kimsenin takdir edemeyeceği kadar büyüktür." (bk. el-Heytemî', ez-Zevâcir, 1/156.) "Oruçlunun, acıkmaktan doğan ağız kokusu Allah için miskten daha güzeldir." (Mûslim, savm 161.) "Oruç, ateşten koruyan bir kalkandır." (Müslim, savm 162-163.) "Oruçlu, duâsı geri çevrilmeyen üç gruptan biridir." (Beyhakî, Sünen NI/345, Tecrid NI/253. ) "Ramazan orucunu, -dünya ile ilgili faydalardan ötürü değil de- sadece Allah için tutanın geçmiş günahları bağışlanır." (Nesai, siyam 39; Tirmizî, savm 1.) "Özürsüz olarak tutulmayan bir günlük Ramazan orucunun kaçırılan sevabı bütün zaman süresini oruçlu geçirmekle dahi karşılanamaz." (Tirmizî, savm 27. )

Oruç insanın meleklik yönünü güçlendirir ve insanı meleklerden yüce yapar. Hayvanî duygularını köreltir. Nefsinin taşkınlığını önler. Insanı başıboş olmaktan kurtarır, ona Rabbini hatırlatır. Acıktıkça O'nun verdiği ' nimetlerin kadrini öğretir. Aç ve muhtaçların halini hatırlatır.

Oruç insana sabrı öğretir. Onu ilâhlaşmaktan ve zorbalıktan kurtarır. Vücudunu dinlendirir, sıhhatini artırır, psikolojisini ve sinirlerini düzeltir. Insana sırf midesi için yaratılmadığını hatırlatır.

Allah: "Oruç benim içindir, onun mükâfatını da ben veririm." (Müslim, savm 163. ) buyurur. Demek ki, diğer yararların hepsi bir yana, oruç, Allah'ın rızasını sağlar. Kur'ân-ı Kerîm'de de orucun farzediliş hikmeti olarak onun insanı takvaya götürdügü zikredilir." (K. Bakara (2) 183)

Kadın

İnsanın dişisi. Erkeğin eşi. Dişi'nin erişkin olanı.

İslâm'da erkekle kadın bir bütünün parçalarıdır. Biri diğeri için vazgeçilmez hayat arkadaşıdır. İbadet ve muamelelerde cinsiyet ayrılığından doğan önemsiz bazı farklar dışında, dinî görev ve sorumluluklarda kadın-erkek eşitliği esastır. İslâm'ın gelişinden önce toplumda hak ettiği yeri alamayan kadın, İslamiyet'le insana yakışır haklara sahip olmuştur. Kadının durumundaki bu önemli değişikliği bizzat Kur'ân-ı Kerîm getirmiş ve Hz. Peygamber bunu tamamlamıştır.

Hz. Peygamber'e ilk inanan, başka bir deyimle ilk müslüman olan Hz. Hatice'dir. İlk İslâm kadınları Mekke ve Medine'de ağır ve büyük hizmetleri yüklenmekten kaçınmamışlar, askerî ve siyasî işlerde erkeklere yardımcı olmuşlar, hemşirelik mesleğini ilk defa kurarak, yaralı mücahidleri tedavi etmek, su taşıyıp içirmek, yaralarını sarmak ve hatta yaralıları Medine'ye kadar taşımak gibi fedakârlıklarda bulunmuşlardır. Mücahidlerin yanında onlara destek ve cesaret veren bu hanımların kahramanlıkları hadis mecmualarında kaydedilmektedir.

Kadınlara karşı iyi davranmak, tatlı ve yumuşak dille konuşmak, kaba ve sert hareket etmemek Allah Rasûlünün ahlâkındandır. O şöyle buyurmuştur: "Dikkat ediniz, sizin kadınlarınız üzerinde, kadınlarınızın da sizin üzerinizde hakları vardır. Kadınların, üzerinizde olan hakkı günün şartlarına göre onların yiyecek ve giyeceklerini sağlamanızdır" (Tirmizî, Sünen, V, 111; İbn Mâce, Sünen, l, 594, No: 1851). "Sizin en hayırlınız kadınlarına karşı huyu en iyi olanlarınızdır. Ben de aileme karşı en hayırlı olanınızım" (Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 472). "Kadınlarınız hakkında Allah'tan korkunuz. Şüphesiz, onlar sizin yanınızda yardımcılarınızdır. Onları Allah'ın emâneti olarak aldınız ve cinsiyet uzuvlarınız Allah'ın kelimesi ile helâl edindiniz" (Ebû Dâvud, Menâsik, 56; İbn Mâce, menâsik, 84; Dârimî, menâsik, 34).

Hz. Peygamber evlenilecek bir kadında aranacak vasıfları şöyle belirlemiştir: "Bir kadınla dört özelliği için evlenilir; Malı, asaleti, güzelliği ve dindarlığı. Sen dindar olanı tercih et" (Buhârî, Nikâh, 15; Ebû Dâvud Nikâh, 2; Nesâî, Nikâh, 13; Ahmed b. Hanbel, II, 428).